Mıknatıs gibi her tersliği üzerinize mi çekiyorsunuz? Batıl inançlarınız yok, çekim yasasına da inanmıyorsunuz ama nedense her zaman aynı şey sizi buluyor ya da her şey üst üste geliyor. "Neden hep ben?" sendromu yaşıyorsanız, nedenini burada elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım.
Şöyle ki evrende bulunan her şeyin hareket edebileceği hızın bir sınırı var. Bütün her şeyin sınırı varsa, bilginin de bir hız sınırı var o zaman. Bu bir kuraldır. Fakat bir grup kuantum fizikçisi, her zaman yaptıkları gibi, bunu da değiştirmenin bir yolunu bulmuşlar. Normal şartlar altında bilgi aktarımı, son sınır olan yani evrenin bant genişliği, bir parçacık başına bir bit ve ışık hızı ile sınırlıdır. Tabii ki bu, işin içinde kuantum fiziğinin olmadığı klasik bir evren için geçerli.
Uzun bir süre yazı yazamadım. Bu demek değil ki bıraktım, hayır. Bir sürü araştırma ile geri döndüm. Önce hangisinden başlasam bilemiyorum. Her bir konu benim için eşsiz. O zaman yazımızı çok uzatmadan bilimsel yapılan yeniliklerden ilkine bir göz atalım.
Burada bahsedeceğim konu kuantum bilgisayarlarda açılan yeni bir dönem. Peki ne yapıldı da bu kadar önemli oldu?