Tanrı'nın formülü kitabını okuduktan sonra isminden dolayı etkilenip aldığım kitaba başladım. İsminden dolayı diyorum çünkü bir beyaz yakalı olarak "Pazartesi sendromu"nu duymadığım tek bir hafta başım bile olmadı. Bana sorarsanız benim Salı sendromum var.
Kitaba değinecek olursak, kitapta işleneceğini herkesin bildiği ve tuhaf bir şekilde engellenemediği bir namus cinayeti anlatılıyor. Kitabın yazarı Gabriel Garcia Marquez çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce işlenmiş bir cinayeti aktarıyor. Sadece cinayeti anlatmakla kalmıyor arka planda toplum psikolojisini, halkın ortak davranışlarını bire bir aktarıyor.
Kitabın daha ilk sayfalarında öğrendiğimiz cinayeti, Marquez öyle bir dille anlatmış ki, cinayetin şekli son sayfalarında anlatılsa da son sayfaya kadar bir an olsun sıkılmadan okuyorsunuz. Bu zaten bilinen bir gerçek, esas önemli olan bunun bilinmesinin cinayetin önlenmesi için hiçbir katkı sağlamaması.
