Tanrıların ve kralların hüküm sürdüğü topraklarda babasının hoşnutsuzluğunun gölgesinde büyüyen Patroklos, kendisinin tabiri ile çelimsiz, beceriksiz ve silik bir evlattı. Çocukluğunda işlediği bir suç yüzünden sarayından uzak yerlere sürüldüğü zaman bile bir ölümlü olmanın ağırlığını üstünde hissederek ufacık bir itirazda bile bulunmadı. Hayatı için hiç söz sahibi değilmiş gibi davranan Patroklos, aksi gibi bu durumu düzeltmek için bir çaba sarf etmedi.

"Gör beni"den sonra okuduğum güzel kitaplardan biri oldu "Kirke". Kitabın konusu, kurgusu, dili, üslubu gerçekten sizi kendisine çekiyor. Bulduğum her boş vaktimde -ki şu aralar inanılmaz boş vaktim var- kitabı okudum. Kirke'nin hikayesi beni kendine çekti adeta.
