"Bir gün uyandığında, yapmayı isteyip de yapamadığın şeyler için zamanın kalmadığını fark edeceksin."
Paulo Coelho
Bu bir teşekkür yazısı olacak, hayata.
Aldıklarına karşı verdiği onca güzel şeyle dün bana bir kere daha şansın benimle olduğunu hissettirdi. Hayat kötülüklerine rağmen hala güzel.
Hala umut var.
Ruhum, bir kuşun kanadındaki tüy kadar hafif artık.
Yalnız değilim.
Ve şunu gördüm ki, hayattaki uyumsuz ben değilim. Bir takım kötü zihniyetli insanlar, uyumsuz olanlar.
Teşekkür ederim ellerimden tutup da bırakmayana.
Teşekkür ederim esas yanlışın bende olmadığını gösterene.
Teşekkür ederim kaza anımda dahi yanımda olana.
Teşekkür ederim beni koruyana.
Teşekkür ederim her daim olumlu desteğini esirgemeyene.
En büyük teşekkür ise aileme...
İyi bir insan olarak yetiştirdikleri için.
Doğrunun yanlışın neler olduğunu bana aşıladıkları için.
Her konuda bana destek oldukları için.
Dün yaşadığım olayda, sevdiğim insanların yanında olmanın değerini bir kat daha anladım, bu tartışılmaz bir konu.
Uzun zamandır yazmak için kenarda beklettiğim bir konu ile geri döndüm. Çok yakın bir arkadaşımdan okumam için tavsiye edilen bir kitaptı. Bir farklılık yapıp en sonda söylediğimi şimdi en başta söyleyeceğim. Kitabı kesinlikle ama kesinlikle okuyun. Muhteşem! Şimdi haydi hep birlikte kitabı inceleyelim.
Yine pek bir sevdiğim oyunu anlatmaya devam edeceğim. Hem kanser oyun diyerek hemde severek oynadığım tek mobil oyun diyebiliriz.
Düşünüyorum da hayata dair beklentilerimiz o kadar çok fazla ki. Ve bunun herkese çok büyük bir kararsızlık verdiğini görüyorum. Etrafta neredeyse bir sürü ne yapmak istediğini bilmeyen insanlar var. Sanırım bu günümüzün bir hastalığı da olmaya başladı.
"Gör beni"den sonra okuduğum güzel kitaplardan biri oldu "Kirke". Kitabın konusu, kurgusu, dili, üslubu gerçekten sizi kendisine çekiyor. Bulduğum her boş vaktimde -ki şu aralar inanılmaz boş vaktim var- kitabı okudum. Kirke'nin hikayesi beni kendine çekti adeta.
Bugün farklı bir yazı ile buradayım. Bir önceki yazımda, beni bu karantina sürecinde oyalayan mükemmel bir mobil oyundan bahsetmiştim. Genellikle pc oyunlarını severek oynarım, mobil oyunlarla aram hiç yoktur. Counter strike, half-life, max payne, diablo, world of warcraft türü oyunlar oynayarak yetişmiş bir çocukluk benim ki.
Tamı tamına 226 gündür oynadığım bu oyuna gelin hep birlikte bir göz atalım.
Allah'ım neredeyim ben? Ne bu tantana...? Adeta maymunlar gezegeni, herkes bir şey söylüyor, herkes bir şey paylaşıyor. Sakin kalmalıyım. Bir süreliğine uzaklara gidiyorum, bütün sosyal bağlantılarımı koparıp. İşte şimdi oldu, bir parça huzur...
Bir dakika! Gitmeden önce diyeceklerim var.